Uzman Psikolog Mert Adil

Uzman Psikolog Mert ADİL, Sivas’taki ofisinde yüz yüze psikolojik danışmanlık hizmeti sunmakta; şehir dışında yaşayan bireylere ise online görüşmeler ile destek sağlamaktadır. Danışmanlık sürecinde Bilişsel Davranışçı Yaklaşım, Şema Odaklı Yaklaşım, EMDR Tekniği, ACT (Kabul ve Kararlılık Yaklaşımı), Cinsel Danışmanlık, Çift Danışmanlığı ve Kurumsal Danışmanlık gibi bilimsel temelli yöntemlere hakimdir. Özellikle EMDR ve Şema Odaklı Yaklaşımlar alanında uluslararası akreditasyona sahip sertifikaları bulunmaktadır.

Yıllık Tecrübe
0 +

Uzman Psikolog Mert Adil

Uzman Psikolog Mert ADİL, 2017 yılında başladığı Psikoloji lisans eğitimini 3 yılda tamamlamış ve lisans bitirme tezinde uyku bozuklukları üzerine çalışmıştır. Akademik ilgisini yüksek lisansa taşıyarak, “Stres, Yaşam Doyumu ve Uyku Arasındaki İlişki” konulu teziyle uzmanlığını almıştır.

Şu anda Sivas’taki ofisinde yüz yüze, şehir dışında yaşayan danışanlarına ise online danışmanlık yoluyla hizmet vermektedir.
bilimsel temelli yöntemleri bir arada kullanmakta; özellikle EMDR ve Şema Terapi alanlarında uluslararası akredite sertifikalara sahiptir. Bu çok yönlü yaklaşımıyla her danışanı için kişiye özel ve etkili çözümler üretmeyi hedefler.

Profesyonel hayatının yanında, şu anda anksiyete, depresyon ve ilişki problemleri üzerine üç ayrı kitap üzerinde çalışmaktadır. Böylece yalnızca bireysel danışanlarına değil, geniş kitlelere de psikolojik bilgi ve farkındalık kazandırmayı amaçlamaktadır.

Online Danışmanlık

Uluslararası akreditasyon ile destekli online seanslar.

Akreditasyon

Uluslararası akreditasyon ile sabit, güvenilir danışmanlık.

Sivas’ta Yüz Yüze ve Online Psikolojik Danışmanlık Seçenekleri​​

BİREYSEL/ÇİFT DANIŞMANLIK

Bilişsel Davranışçı Yaklaşım

Bilişsel Davranışçı Yaklaşım (BDY), bireyin düşünce, duygu ve davranışları arasındaki ilişkiyi anlamaya ve dönüştürmeye odaklanır.

Şema Odaklı Yaklaşım

Şema Odaklı Yaklaşım, bireyin çocukluk döneminde yeterince karşılanmamış temel duygusal ihtiyaçları sonucu gelişen derin inançları (şemaları) anlamaya ve dönüştürmeye odaklanır.

EMDR

Travmaların Beyindeki İzini Hafifletmeye Yönelik Güçlü Bir Psikolojik Danışmanlık Yöntemidir.

ACT

ACT (Acceptance and Commitment Therapy) bireyin içsel deneyimleriyle savaşmak yerine onları kabul etmesini ve yaşamında değerlerine uygun adımlar atmasını hedefleyen bir psikolojik danışmanlık yöntemidir.

Bireysel Danışmanlık

Aile ve çift danışmanlığı, ilişkinin “kim haklı” üzerinden değil, “ne oluyor” üzerinden anlaşılmasını sağlar. Danışman taraf tutmaz; her iki bireyin iç dünyasını, ihtiyaçlarını ve iletişim tarzlarını anlamaya odaklanır.

Aile Danışmanlığı

Aile ve çift danışmanlığı, ilişkinin “kim haklı” üzerinden değil, “ne oluyor” üzerinden anlaşılmasını sağlar. Danışman taraf tutmaz; her iki bireyin iç dünyasını, ihtiyaçlarını ve iletişim tarzlarını anlamaya odaklanır.

Cinsel Danışmanlık

Cinsel danışmanlık tamamen gizlilik, mahremiyet ve etik ilkeler çerçevesinde yürütülür.

İlişki Danışmanlığı

İlişki danışmanlığı, bireylerin veya çiftlerin yaşadıkları ilişkisel sorunları daha net anlamalarına, iletişim becerilerini geliştirmelerine ve duygusal bağlarını güçlendirmelerine yardımcı olur.

Sık Sorulan Sorular

1. Psikolojik danışmanlık nedir?

Psikolojik danışmanlık, bireyin kendini tanımasına, yaşamındaki sorunları çözmesine ve potansiyelini geliştirmesine yardımcı olan, bilimsel temellere dayalı bir destek sürecidir.

Hayır. Psikolojik danışmanlar ilaç yazamaz. Gerekli görülen durumlarda psikiyatriste yönlendirme yapılır.

Evet. Görüşmeler etik ilkelere uygun şekilde gizlidir. Yalnızca yasal zorunluluk gerektiren durumlarda (intihar riski, şiddet, çocuk istismarı) ilgili mercilere bilgi verilebilir.

Süre, konunun niteliğine ve danışanın hedeflerine bağlıdır. Bazı konular kısa süreli birkaç görüşmede çözülebilirken, bazı süreçler daha uzun sürebilir.

Evet. Uygun teknikler kullanıldığında online danışmanlık, yüz yüze danışmanlık kadar verimli olabilir.

Bireysel Danışmanlık

Aile Danışmanlığı

Öğrenci Danışmanlığı

Kurumsal Danışmanlık

Makale ve Kitap Özetleri

Uncategorized

İlişkide Kendimi Neden Kaybediyorum?

Sağlıklı bir ilişki, iki kişinin bütün farklılıklarını ortadan kaldırarak tek kişiye dönüşmesi değildir. Yakınlık kurarken kişinin kendi ihtiyaçlarını, sınırlarını, değerlerini ve sosyal yaşamını koruyabilmesi gerekir.

Bazı kişiler ilişki devam etsin diye kendi isteklerini geri plana atabilir, partnerinin duygularını düzenlemeyi görev edinebilir ve çatışmadan kaçınmak için sürekli uyum gösterebilir. Kısa vadede bu tutum ilişkiyi koruyor gibi görünse de uzun vadede yorgunluk, kırgınlık, değersizlik ve yalnızlık yaratabilir.

Şema terapi açısından bu örüntü; kendini feda, boyun eğicilik, duygusal yoksunluk, terk edilme, kusurluluk ve onay arayıcılık şemalarıyla ilişkili olabilir.

“Ayrılık acısının en önemli nedenlerinden biri, birçok insanın ilişki içinde zamanla ‘biz’ olabilmek uğruna ‘ben’ olmaktan uzaklaşmasıdır. ‘Biz’ dağıldığında ise geriye sığınılacak güçlü bir ‘ben’ kalmayabilir.”

— Uzman Klinik Psikolog Mert ADİL

Read More »
Uncategorized

Hayır Dediğimde Neden Suçlu Hissediyorum?

Hayır demeyi zorlaştıran şey çoğu zaman doğru cümleyi bilmemek değil; reddetmenin ardından hissedilecek suçluluğa, karşı tarafın hayal kırıklığına ve olası çatışmaya dayanamama korkusudur. Kişi istemediği hâlde “evet” diyerek kısa süreli rahatlar; ancak zamanla kendi ihtiyaçlarını ihmal eder, yorulur ve öfke biriktirir.

Bu durum şema terapi açısından özellikle kendini feda, boyun eğicilik ve onay arayıcılık örüntüleriyle ilişkili olabilir. Sağlıklı sınır koymak her talebi reddetmek değil; kişinin kapasitesini ve ihtiyaçlarını hesaba katarak özgürce seçim yapabilmesidir.

Değişimin amacı suçluluğu tamamen ortadan kaldırmak değil, suçluluk hissedilse bile saygılı ve açık sınırı koruyabilmektir. Kısa sınır cümleleri kullanmak, gereksiz açıklama ve özürlerden kaçınmak, düşük riskli durumlarda küçük “hayır” deneyleri yapmak bu beceriyi geliştirebilir.

Ana fikir: Suçluluk her zaman yanlış davrandığınızın kanıtı değildir; bazen yalnızca alıştığınız fedakâr rolden çıktığınızın işaretidir.

Read More »
Uncategorized

Kaygıyı Artıran Görünmez Baskı: Geleceği Kontrol Etme İhtiyacı

Kaygı, insanı olası tehlikelere karşı hazırlayan doğal bir duygudur. Ancak zihin hazırlanmakla her ihtimali kontrol etmeyi birbirine karıştırdığında düşünme süreci çözüm üretmekten uzaklaşabilir.

Kişi “Biraz daha düşünürsem rahatlayacağım” diyerek aynı ihtimalleri tekrar tekrar değerlendirebilir. Fakat hayatın önemli alanlarında tam kesinlik mümkün olmadığı için aranan güven hiçbir zaman yeterli gelmeyebilir. Böylece düşünmek kaygıyı çözmenin değil, kaygıyı sürdürmenin bir parçasına dönüşebilir.

Kaygıyla baş etmek, gelecekte ne olacağını tamamen bilmek değil; bilmediğimiz durumlarda da kendimizi taşıyabileceğimize güvenebilmektir.

“Kaygı, gelecekte olacaklardan korkmak değildir; geleceği kontrol edemeyeceğini kabul edememektir.”
— Uzman Psikolog Mert ADİL

Read More »
Uncategorized

İlişki Bittiği Hâlde Neden Kopamıyorum?

Bir ilişkiyi bitirmek ile bir insandan psikolojik olarak ayrılmak aynı şey değildir. İlişki bir konuşmayla sona erebilir; ancak zihnin o ilişkiye yüklediği anlam, gelecek beklentisi ve yeniden seçilme umudu bir süre daha devam edebilir.

Kişi bazen eski partnerini değil; onun yanında hissettiği değerli hâlini, gerçekleştiremediği gelecek hayalini veya ilişkinin bir gün düzeleceğine dair taşıdığı ihtimali özler.

Özellikle ilginin zaman zaman verilip zaman zaman geri çekildiği belirsiz ilişkilerde bağ daha da güçlenebilir. Kişi, ilişkinin iyi dönemlerine yeniden ulaşabilmek için daha fazla çabalamaya başlayabilir. Böylece ilişki bitse bile zihindeki bekleyiş sona ermeyebilir.

“İnsan, kendisinden beklenen bir adım kalmadığında ve vazgeçtiği kişiden artık hiçbir beklentisi olmadığında vazgeçer. Çoğu zaman terk ettiğinde veya terk edildiğinde değil, içindeki son umut bittiğinde ayrılır.”

Read More »
Uncategorized

Kaygı Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Günlük Yaşamdaki Kaygı Döngüsü

Kaygı, zihnin ve bedenin olası bir tehlikeye karşı alarm durumuna geçmesidir. Belirli düzeyde kaygı koruyucu olabilir; ancak tehdit bulunmadığı hâlde sürekli devam ettiğinde düşünceleri, bedensel duyumları ve günlük davranışları etkileyebilir. Çarpıntı, nefes darlığı, kas gerginliği, kötü bir şey olacak hissi, sürekli düşünme, kaçınma ve güvence arama sık görülen belirtiler arasındadır. Kaçınma ve kontrol davranışları kısa süreli rahatlama sağlasa da kaygı döngüsünün devam etmesine katkıda bulunabilir. Her kaygı psikiyatrik bir bozukluk anlamına gelmez; belirtilerin süresi, yoğunluğu ve günlük yaşam üzerindeki etkisi birlikte değerlendirilir.

Read More »